Problems of Oriental Philosophy
INTERNATIONAL ACADEMIC SCIENTIFIC JOURNAL
Alban ve ermeni tarihçileri Albaniya hakkında

 

Alban ve ermeni tarihçileri Albaniya hakkında


Prof.Dr. Zümrüt Kuluzade

 

Bilimsel literatür ve publisistikada Dağlık Karabağ'ın Ermenistan'a ait olduğu hakkında pek çok asılsız ve "makul" iddialar mevcuttur. Onların amacı - güya tarihi Ermenistan ve Ermenilerin toprak ve etnik birleşmesini öngören ünlü "miatsum" un işgal politikasına bilimsel teorik esaslar getirmektir.


Bununla beraber, birleşme fikrini tebliğ edenler, genellikle, Karabağ'ın Ermenistan'ın içinde olmasının gerçekçi, tarihi bir hakka sahip olduğu konusunda iddiaya dayandığı sözde tarihi hukuka bulunuyorlar.

Bu bakımdan, biz halka ve öncelikle dünya başkanlarının siyasi oyunlarında kullanılması adına masum insanların (katledilmiş, sakatlanmış, köle, esirlere çevrilmiş, yağma edilmiş, topraklarından ve evlerinden kovuldu sürgün edilmiş) göz yaşlarını ve kanını sel gibi akıtan "miatsum "-ideyasının savunucularına Albança ve ortaçağ Ermeni tarihçilerinin bazı düşüncelerini ve bunlarla ilgili Ermenistan'ı inceleyen modern araştırmacıların açıklamalarını hatırlatmak isteriz.

Tarafımızdan dahil edilmiş yazılı anıtlar ve onlara dair açıklamalar Moskova'da XX yüzyılın 80'li yıllarında yayınlanmıştır.

1976 yılında L.A. Hanlaryanın açıklamaları ile eski Ermeni dilinden Rusça diline tercüme edilmiş XIII yüzyıl Ermeni tarihçisi Kirakos Qandzaketsinin "Ermenistan Tarihi" yayınlanmıştır.

Anıtın "Aşağıda hikaye şeklinde getirilen" Aqvank ülkesinin tarihinin kısa özeti "" denilen 10. bölümünde yazar yazmıştır: "İkinci bölümde ise, biz hemvetenliler ve hemdinlerimiz gibi, Aqvank ülkesinin maarifçileri hakkında faslı yerleşdirmişik, özellikle, çünkü, onların başkanları ermenidillidirler , birçokları Ermenice konuşuyorlar ... halk bizlerle birlikte Ortodoks dininde yaşıyordu, bunlardan ise sonucuna gelinir ki, her iki halk üzerinde birlikte konuşmak gerekir "(adı geçen eser, s. 132).

Böylece, Kirakos Qandzaketsi kesinlikle iman ve dil (fakat, sadece başkanlarının dili, genel olarak halkın değil) bakımından birbirine yakın olan ve fikrince "hakkında birlikte konuşmak gerek" olan iki ayrı halkı kaydeder.

Dikkat çekicidir ki, kaynağın çevirmeni ve yorumcusu olan ünlü Ermeni araştırmacı-bayan L.A. Hanlaryan da, Ermenileri ve Albanları iki ayrı halk düşünün.

Öyle ki, getirilmiş parçayı yorumlayarak, L.A. Hanlaryan, daha da eski Ermeni tarihi kaynağa dayanarak, iki halkın (biz yandan cizgilenib -ZK) tarihi dostluğunda dikkati vurguluyor: ekonomik ve kültürel hayatlarının ve politik talelerinin birliği ile şertleşdirilmiş iki komşu halkın (italik bizimdir - ZK) dostluğu konusunda bu fikir X yüzyıl Ermeni tarihçisi Movses Kalankatvatsinin de, eserinden geçer (X yüzyılın Alban tarihçisi Moisey kalankatuyskiy öngörülüyor).

Bu halkın Hristiyanlığı kabul etmesi hakkında konuşurken son yazıyordu: "Buna riayet ederek, Ermenistan ve Aqvaniya (italik bizimdir -ZK) ülkeleri bugüne dek oybirliği kardeşlik ve harmoniyada yaşıyorlardı" (Bkz: "Aqvanların tarihi" Moisey Kaqankatvatsi, h. 1, f. 9).

Böylece, 3 tarihçinin oybirliğiyle kabul ettiğine göre X, XIII ve XX yüzyılın Ermenistan ve Albaniyası - iki biri birbirinden farklı halkları olan ülkelerdir. Diğer kaynaklarda da, bu ilgilerinin edilir.

XVII yüzyılın Ortaçağ tarihçisi Arakel Davridjetsi kendi "Tarihler Kitabı" nın (Ermeni dilinden tercüme, önsöz ve yorumlar L.A.Hanlaryanın. Moskova, 1973 yıl) "Kutsal Vardapet Poqosun öğütler ve yaşam tarihi" adlı 23. bölümünde yazıyordu: "Sonra Vardapet oradan gitti ve Qavanlar ülkesine Karabağ'a, Kötüklü denilen bir yere hareket etti "(italik bizimdir -ZK) ... (Adı geçen kitap, s.226).

Öyle ki, zihinsel Ermeni ekspansionizmi ile zeherlenmemiş tarihçi açık yazıyor ki, Karabağ Ermenilerin yok, aqvanların, bu arada ise, Türk-Azerbaycan toponimlere sahip olmuş ("Kötüklü" - Azerbaycan dilinde "köke sahip olan" anlamına gelir) ülkesi oldu.

Ve yine L.A. Hanlaryan kanıtlıyor ki, Aqvaniya Ermenistan'ın parçası olmayıp, ve aqvanlar - Ermeniler değil. Aynı kitabın önsözünde okuyoruz ki, kaynağın yazarı Ermenilerle mahallede yaşayan Gürcü, Alban (biz yandan cizgilenib -ZK), Fars, Türk halkları hakkında ayrıntılı konuşuyor (Adı geçen kitap, s. 21).

Aynı fikri L.A. Hanlaryan Ermeni tarihi yazılı abidelere dayanarak açıklamasında tekrar ediyor: "eskiden Ermenistan ikiye ayrılıyordu - Küçük ve Büyük Ermenistan, onlar ise, kendi növbelerinde, daha küçük idari birimlere ayrılıyordu. Büyük Ermenistan, eski Ermeni kaynaklara göre (biz yandan cizgilenib -ZK), Doğu - Hazar Denizi, Atrapatakanla, Güneyde - Suriye, Mezopotamya, Asur ile, Batıda - küçük Ermenistan, Kuzeyde - Kolhida, İveriya ve Aqvank komşu olmuştur (Bkz: " Ermenistan tarihi "Moisey Horenskiy, s. 291, ek II)".

Böylece, Albaniya ne büyük, ne de ki, Küçük Ermenistan dahil değildi, bu da, gösterilmiş somut halde L.A.Hanlaryan tarafından V yüzyıl Ermeni tarihçisi Movses Horenatsiye istinaden teyit edilir.

Albanlar etnik kimlik ve kimliği, onların kendi topraklarının egemenliğine emin olmaları Harita XIII yüzyılın ünlü Alban hükümdarı Hasan Celal'in soyundan çıkan, Alban hükümdarları sülalesine ait Albaniya katolikosu Hasan Celalyan Yesainin "Alban ülkesinin Kısa Tarihi (1702-1722)" adlı tarihi kaynak da, haber verir.

Öyle ki, yirminci yüzyılın son on yılında siyasi nedenlerle sertleşen geniş şekilde yer almış sahtekarlıklara rağmen V yüzyıldan yirminci yüzyılın 90'lı yıllarına dek Ermeni yazılı tarihi defalarca haber veriyordu ki, albanlar ve Albaniya ne etnik, ne de coğrafi açıdan Ermenilerin ve Ermenistan'ın "ezeli tarihi "parçası olmayıp.

Getirilmiş kumaşlar bu konuda bilgisiz olan geniş okuyucu kitlesi için tasarlanmıştır. Aynı şekilde, bu yazıda sunulan added Karabağ'ın ve Ermenistan'ın gerçek tarihini bilmeyen, veya, bilmek istemeyen ve ekonomik ve siyasi çıkarları uğruna tarihi sahtalaşdıran, Güney Kafkasya'ya kendi siyasi çıkarları nüfuzundan ve "Böl ve yönet" (Lat .: Divide et IMPER ) vergiler konuşma yaparak yaklaşan, kendi ve güçlü dış siyasetçilerinin girovuna çevrilmiş iki komşu halkın arasında kanlı savaşın işlenmesini tahrik eden eğitimli araştırmacı, yazar ve çeşitli ölçek siyasetçilere giderir.

Karabağ presedenti, Karabağ'ın yankısı eski "sosyalist kamp" nin bölgelerinde yayılmıştır. Sözle ifade olunamayan ve çoğu zaman, yine de, siyasi nedenlerden bir dini yön vermek girişimleri ile eşlik edilen günümüzün sözde etnik çatışmaların dehşetlerine göre günahın büyük payı Karabağ faciasının ideologlarının aittir. Bu konuda herkes farkında olmalıdır ve, herkesten önce, Karabağ'ın Ermenistan ile birleşmesine varolmayan Tarihi hakkını savunan modern politikacı ve bilim adamları.


Author : admin | Date: 26-01-2016, 14:16 | Views: 904